Birlikte yuruyelim....
Yaylalarda....
Zirvelerde....
Cicekler icinde....
Geçmiş Faaliyetler

Tarihin İçinden Hasandağı'nın Zirvesine

(0 oy)
on 21/11/2016
  • cArleone

8-9 Eylül 2012 tarihlerinde Aksaray ili sınırları içerisinde hem doğa yürüyüşü hem dağ tırmanışı gerçekleştirdik.

8-9 Eylül 2012 tarihleri arasında ‘’Ihlara Vadisi Doğa Yürüyüşü ve Hasandağı (3268 m) Tırmanışı ‘’  faaliyetimiz için  cuma akşamı 23.45  civarında Gebze otogarından hareket ettik.  Hafta içinde  herkes kendi hazırlığını yaparken  ,  faaliyete katılacak sporcuların isimleri faksla Aksaray  İl Jandarma Komutanlığı’na  bildirilmişti.  Otobüs yolculuğu için   sektörde önde gelen bir firmayı tercih etmiş olsak da yolculuğumuz çok rahat geçmedi.  Havalandırmanın doğru düzgün çalışmaması, iyi bir servis yapılmaması gibi hususları bir tarafa bıraksak

da otobüsün gece karanlığında Ankara’ya girip yolcu indirip bindirmesini anlamak mümkün değil.  İstanbul’dan Ankara’ya her gün yüzlerce otobüs giderken Niğde’ye giden bir aracın Ankara’ya girmesi yolcular için bir eziyet olmakta.  Her şeye rağmen, iyi bir şoförle  kazasız belasız cumartesi sabahı 08.00 civarında Aksaray’a indik. Genelde terminalde inen yolcular servis araçlarıyla gidecekleri yere bırakılırken biz Aksaray’ın girişinde bir dinlenme tesisinde otobüsten indiğimizden terminalde bizi bekleyen minibüsümüze gitmek için servis aracı kullandık!  Bir  önceki -fırtınadan çıkamadığımız- Hasandağı faaliyetimizde tanıştığımız şoför arkadaşımızla kısa bir durum değerlendirmesinin ardından şehir merkezine giderek yine geçen faaliyetimizde kahvaltı yaptığımız pastanede kahvaltımızı yaptık.  Kalite güzel fiyatlar uygundu. Ardından, çok kısa bir şehir turuyla Aksaray Ulu Camiyi gördük ve bu güzel esere bir kez daha hayran kaldık. Karamanoğulları zamanında, 1400’lü yılların başında yaptırılan cami gerek  büyüklüğü  gerekse işlemelerinin güzelliği ile gözalıcı bir eser. Ancak , birileri caminin ön yüzüne kocaman bir dijital saat monte etmiş ki hiç hoş değil!  Bu camiyi inşa eden zevk sahibi insanlar ile  saati oraya monte eden kişilerin aynı topraklar üzerinde yaşamış olması şaşırtıcı bir Türkiye gerçeği…  Hızlı bir alışverişin ardından –ki özellikle Hasandağı’na gidiliyorsa su almak bir zorunluluk- aracımıza binerek o günkü faaliyetimiz olan ‘’doğa yürüyüşü’’nde başlangıç  noktası olan Ihlara’ya doğru yola çıktık. Hava açık ve güneşliydi. Biraz rüzgar olsa da  pazar günü yapacağımız tırmanış için şartlar son derece uygun gözükmekteydi.  Çok uzun olmayan bir araç yolculuğu ile Selime Kasabası’na ulaştık. Küçük bir Anadolu kasabası görüntüsünde olan Selime’de kısa bir mola vererek kayalara oyulmuş yerleşim yerlerini gözlemleme ve fotoğraflama  fırsatı bulduk. Bu arada kapısındaki yazıdan 1525 tarihine işaretlenen bir camiyi görmek de  bizlere ilginç geldi. Çok durmadan Ihlara’ya devam ettik. Ihlara Vadisi girişine  geldiğimizde ilk dikkatimizi  çeken yaklaşık 30 m yüksekliğinde ‘’Ihlara Vadisi’’ yazılı bir  tabela oldu.  Bu bölgede minare boyutlarında bir tabelaya niçin ihtiyaç duyulduğunu anlayamadık . Kısa bir hazırlıktan sonra kişi başı 8-TL giriş ücretlerimizi verip elektronik turnikeden  geçip  Ihlara Vadisi’nin meşhur merdivenlerinden inmeye başladık. Şunu kabul etmek gerekir ki kitle turizmi artık bu bölgede kabul görmüş: Ihlara’ya dünyanın dört bir yanından turist geldiğini  gözlemledik. Gelenlerin çoğunun da yaş ortalaması oldukça yüksekti. Fakat azimle merdivenleri tırmanmaktaydılar.  Dolayısıyla gelen turistin profiline göre bir takım düzenlemeler yapılmış ve yapılmakta.   GEDOSK olarak bizler faaliyetimizde daha çok ‘’doğa yürüyüşü’’ yapmayı hedeflemiş olsak da Ihlara gibi tarih ile coğrafyanın harmanlandığı bir bölgede yüzyıllar öncesinden kalan kalıntılara gözlerinizi kapatmanız mümkün değil. Dolayısıyla toplamda 11 km’lik bir parkuru dört saatte geçtik. Bu sürede yolumuzun üzerindeki kiliseleri görme fırsatımız oldu. Özellikle Kırkdamaltı Kilisesi şaşırtıcı güzellikte. Fakat diğer kiliseler gibi maalesef oldukça harap olmuş.  Ihlara Vadisi, mükemmel bir yürüyüş parkuru. Son derece belirgin bir parkur var. Vadinin ortasından pırıl pırıl Melendiz Çayı akmakta. Derenin her iki yanından da yürünebilmekte.  Kimi noktalardaki köprüler vasıtası ile karşıdan karşıya geçilebiliyor. Vadinin içi yemyeşil, özellikle söğüt ağaçları inanılmaz bir kalınlıkta ve güzellikte. Ve  şunu da söylemek lazım: Vadi tertemiz. Genelde alışık olduğumuz çevre kirliliği burada yok.  Vadinin uzunluğu yaklaşık 14 km. Giriş yaptığımız noktadan Selime Kasabası’na kadar olan bölüm ise 11 km. Bu mesafenin yaklaşık dört km’ si yani Belisırma Köyü’ne kadar olan kısmı ören yeri hüviyetinde  sonrası ise arazide yürüyorsunuz. Belisırma Köyü’nde   Melendiz Çayı üzerinde güzel restaurantlar olduğunu gördük. Vaktimiz olmadığından oturup yeme içme şansımız olmadıysa da oldukça kalabalıktılar.  Yürüyüşümüz , Selime Kasabası’nın hemen yanıbaşındaki Yaprakhisar Köyü’nde son buldu. Köye girerken üzerinden geçtiğimiz köprü de son derece güzel ve eski bir yapıydı.  Biraz da kaderine terk edilmiş bir hali vardı. Aracımıza tekrar bindikten sonra Selime’de kısa bir çay molası verip araç yolundan geriye dönüp tekrar Ihlara üzerinden Helvadere’ye geçtik. Ihlara , Helvadere arası bir devlet yolu . Dar ama keyifli bir yolculuk imkanı sunuyor.  Tabii bütün bu yol boyunca Hasandağı muhteşem güzelliği ile bizlere eşlik etti.  Helvadere’de kurumuş halde bir gölet ve etrafında  balık restaurantları mevcut. Sanırım bu restaurantlar oldukça popüler.  Oyalanmadan yola devamla bu arada meşhur Helvadere suyu ile de sularımızı takviye ederek  her gittiğimizde daha da bozulmakta olduğunu gördüğümüz  otel yolunu kullanarak 16.45 de kamp alanımız olan  Karbeyaz otelin yanı başına ulaştık(1950 m). Otel kapalıydı. Etraf oldukça kalabalıktı. Değişik gruplar tırmanış için oradaydılar ve ilerleyen saatlerde de gelmeye devam ettiler. Koyun pislikleri arasında zar zor çadırlarımızı kuracak kadar temiz  yer bulduktan sonra  kampımızı kurduk.  Jandarmaya geldiğimizi bildirdik.  Hava açık, sabahki rüzgar yoktu. Tırmanış için şartlar mükemmel gözükmekteydi. Akşama doğru, Sakarya Dağcılar Topluluğu’ndan Kenan Hazar ve üç arkadaşı da bulunduğumuz noktaya geldiler. Kısa bir görüşmeden sonra pazar sabahı yola beraber çıkmaya karar verdik. Cumartesi akşamı biraz da yol  ve yaptığımız Ihlara Vadisi yürüyüşünün yorgunluğu ile erken bir saatte çadırlarımıza çekildik.  Pazar sabahı  daha önce kararlaştırdığımız şekilde ekibimiz 04.00 de uyandı.  Hava açık,şartlar mükemmeldi. Kahvaltı yapıp , hazırlıklar tamamlandıktan sonra 05.15 de yürüyüşe geçtik. Yürüyüşe başlamadan önce de Jandarmaya bilgi verdik.  Kısa bir süre sonra Kenan Hazar ve arkadaşları da bize katıldı. Otelin biraz aşağısından araziye girip yükselmeye başladık. Dağın orta kısımlarında erken saatlerde tırmanışa geçenlerin ışıkları gözükmekteydi.  Hedefimiz dağın  klasik rotasından zirve yapmaktı. Fakat tam olarak klasik çarşak sırt rotasına girmeden dik bir vadiden zirve çanağının kenarına çıkış gerçekleştirildi.  Ve oradan da  zirve defterinin olduğu tepeye kolay bir yürüyüşle çıkıldı. Yaklaşık 4,5 saatte zirveye ulaşılmış oldu. Zirve çanağını çevreleyen diğer tepelere de çıkıldıktan sonra farklı bir rotadan ( Kamp alanından dağa bakıldığında en doğudaki kulvardan) iniş gerçekleştirildi). İniş yaklaşık üç saat sürdü. Faaliyet esnasında herhangi bir teknik malzeme kullanılmadı. Ancak ekip üyeleri zorunlu olarak faaliyet süresince  kask kullandılar. Kamp alanına indiğimizde de il jandarma komutanlığına bilgi verildi. Bu arada Aksaray İl Jandarma Komutanlığına da ilgi ve alakaları için teşekkür etmek gerektiğini düşünüyoruz.  Kampın toplanması ile 17.15 civarında Hasandağı’na Allahaısmarladık dedik.  Cumartesi günü yapılan yürüyüşün güzelliği ve tüm ekibin zirve yapmasının mutluluğu içimizdeydi. Hemen geleceğe dönük faaliyet planları yapılmaya başlandı. Yol üzerinde şoför arkadaşımızın evinde içilen çaylardan sonra Aksaray merkezde yenilen güzel bir yemeğin (Kukla Kebap)  ardından 19.45 civarı otogara varıldı. Bir arkadaşımız 20.00 otobüsü ile İzmir’e giderken diğer arkadaşlarımız 21.15 otobüsü ile Gebze’ye dönüşe geçtiler. Yine havalandırmanın sağlıklı çalışmaması neticesi oluşan sıcak bir ortamda geçen yolculuk sonrasında 06.00 da Gebze’ye varılarak faaliyet başarıyla sonlandırılmış oldu.

FAALİYET EKİBİ:

Hasan BOYACI

Zeki ORTAKÇI (Tırmanış ekibi lideri.)

Rıdvan ŞÜKÜR

Selçuk DEMİR 

Mustafa ÜSTÜN

Naim SU

Seher KAYA

  

  

  

  

Son Düzenlenme Salı, 27 Aralık 2016 13:28